 |
|
 |
|
|
|
Babam Nihat ARMAĞAN’ a
dert(in)
yanlızlığın peşinde gün düşürmek zamana
zamana kaydolmuş aşklar aşılmalı; aşk öğretilmeli
haydin kaçın döküman aşklardan
aşılacak matemler var; kurumadı bereketi aşkın
matem tutmak bile unutulursa nasıl yaşanır sonra
hayata dair kurgular yüklü gözler
anlam yüklenmemiş vakitlerde
anlam yüklenmemiş vakitlere ağlar hiçbir zaman harf olamayacak,
ezgileşemeyecek damlalar kara katar olur
-yaman durur-
ve bilirim ağlayasın gelir
-ağlayasım gelir-
“bizi iyi okuyun. ama önce okuyun.
ve azığınızda sunulacak samimiyetiniz
bulunsun.
-samimiyet; herşeyin sustuğu bir
anda
yaşlı gözlere çakılmış
yaşlı gözlerden taşan bakışlardır.
bizi iyi okuyun ve bilin
zaten hayat dediğin nedir ki;
bil ve yaşa
-hepsi bu-
yalnız şimdi
şimdi değil ya ne zaman?
düğümü çözdün, yaşamı çizdin artık
-baylar basın şimdi basın deklanşöre-
siyah-beyaz fotoğrafın düşülsün kayıtlara
ve her yılın anısına bir çocuk
dilediklerince boyasınlar seni
ve sen güzel insan
fikirle yoğrulmuş ‘HARRANİ ÖYKÜ’ nü
oku onlara
eski dostum;
düğümü sen çözdün ve yaşamı çizdin artık...
|
|
.
|
|
Yusuf
ARMAĞAN
|
|
.
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|