| Anasayfa |  Kültür-Sanat | Forum | Sohbet   | E-Group İletişim  Künye | Arşiv   | Basında Darvakit | Dostlar Sofrası |Defter |

 

 
 

 

 

 

 

S. Özmeriç

Baharın güzel yüzünden gül yüzlüye

Bir bankın sol kıyısında, sağ kulağıma kuşların o güzel sesi ulaşırken, gözlerim yeşilin tonlarında hayatın renklerini buluyor. Bir cennet bahçesi olamasa da güzel bir bahçe… filozofların kıyısında bir evlerinin olmasını isteyecekleri kadar güzel.

Bir soluk mesafesi bu bahçede kalacağımı biliyorum. Biliyorum da hiç çıkmayacakmış gibi olan da benim. İki bacağınla zıplaya zıplaya giden kuş belki de benden daha çok farkında.

Gül yüzlü seni ne anmayı ne de yaşamayı becerebiliyoruz. Hayatını sekme taşları üzerinden biliyoruz. Ufkumuza senin saatlerini alamıyoruz. Doğduğun gün ile peygamberliğin arası 40 yıl. Bir insan ömrünün yarısından fazla. Yaşadığın o güzel hayatının üçte ikisi ama biz bilmiyoruz. Çocukluğunda gökyüzüne bakıp yıldızları saymaya çalıştın mı? İlk ne zaman aşık oldun? Çocukluk arkadaşların kimlerdi? Birlikte nasıl vakit geçirdiniz? Yaptığın yolculuklar hayatına ne kattı? Genç bir girişimci olarak ticarette prensiplerin neydi? Kısaca benim merak ettiğim çok soru var. Bulabildiğim ise çok az. Biliyorum kaynakların tümünü tarayamadım. Fakat burada ben ortalama insanı temsil ediyorum. Ve ben Peygamberimizin hayatının ayrıntılarında da bir çok mucizenin gizli olduğunu düşünüyorum. Ben henüz 30 yaşındayım. Kendime model olacak 30 yaşındaki yüce insanın tavrını istiyorum. Tüm formasyon kitapları üst üste gelse o yaşamı bana veremez.

Tabi ki biliyorum; o gül yüzlünün ahlak goncasına sorulduğunda; “Kur’an okumuyor musunuz?” dediğini.

Gül yüzlü sevgili bildiğim kadarıyla seni yaşamaya gayret edeceğim. Bilmediklerimi de öğretmesi için Rabbime dua edeceğim. Evet biliyorum güzel olan en üstün olan ne varsa sende mevcuttu. Her halde en güzele talip olmak seni yaşamaktır. Berrak bir vicdanla yapılacak tercihler senin gibi olmaya vesile olacaktır.

Ben bir Veysel Karani olmaya çalışırsam. Seni görmeden yaşarım; teslimiyet ve samimiyetle.

Bir bahar günü yeryüzünü şereflendirdin. Sana da baharda doğmak yakışırdı. Ve yine bahar tut ellerimizden biz de doğalım. Ve yeryüzünün her karış toprağında hoş kokular yayılsın. Dünyayı boyayalım senin rengine. Bugün o gün ki kadar ihtiyaç var bu doğuşa.

Ben kahramanımı buldum. Ve artık her işimde O olsaydı ne yapardı demeye gayret ediyorum. Ve O’nun nurunun taşıyıcılarından beslenmeye çalışıyorum. Bir güzellik gördüğümde aklıma o geliyor.

S. Özmeriç

 

           

 

 

Yorumunuz...


İsim:

Email:

Web Site:

Yorumunuz: