|
İsmail
Gürel
Srebrenica
Insan, varolma sürecinde, tarihin derinliklerinden günümüze degin
nice çaglari, nice siyasal devrimleri, bu çaglarin içinde toplumsal varolus ve
yokoluslari da beraber yasadi. Bu sürecin içinde nice insan, nice çocuk ve nice
umutlar beraberinde yüregimize kazindi.Oysa Yeryüzü kurulalı beri süre gelen
bir savaş var insanlar arasında.Habil ile Kabil'lerin yeni versiyonları süslüyor
ekranları.Bu, boğa güreşindeki matador ile boğa arasındaki çekişmeye benziyor
kimi zaman.Oyunun kuralı belli.Ve aktörler rollerini oynamada hiç
zorlanmıyor.Bir tarafta güçlüler ve soylular (!) ve diğer tarafta masumlar...
Yer,mekan hiç önemli değil,zaman önemli değil.Ülkelerin
gelişmişlik düzeyleri,refah yapıları hiç önemli değil.
Iyiler her zaman zulüm gören mazlumları oluşturuyor.Ve iyi
oldugumuz için hayatımız tehlikede!
Günümüzde herşey kültürleşiyor ve tüketime hazır birer unsur
haline geliyor.Tüketen ve tüketilen bir grup oluşmuş durumda yerkürede. Bu
popüler kültürün
bir yansıması olarak cola kültürüne
de denk düşebiliyor,soylu kültürün
bir yansıması olarak zulüm kültürüne
de.
Evleri yakilarak topraklarindan sürgün edilenler ve zoraki göçler
daha bir gün yüzüne çıktı. Ve baski ve zulüm kültürü beraberinde direnis ve özgürlük
olgusunu beraberinde gelistirerek, "zoraki savunma" kültürünü
dogurdu.
Hep sömürüldük,itildik,öteki mahallenin hatta öteki coğrafyaların
çocukları olduk,zulüm gördük.
Taş attık, zulüm gecelerini aydınlatan taşlar.Çoğu zaman güçsüz
kaldık,yalnız bırakıldık.Dua ettik ve yalnız olmadıgımızı anladık.
Bizler zulme taş atan küçük bir çocugun gözlerindeki ışıltı ve
kalbindekli inancı seçiyoruz.Bizler iyiliği ve onurlu olanı seçiyoruz.’Ekmek
değil istediğimiz, izzetli bir yaşam’ diliyoruz.
Oysa bizden, başımızı öne eğip her müzikte dans etmemizi
istiyorlar.Bizler bir kuklayız gözlerinde, ve değer vermedikleri ve yüzümüze
baktıklarında tiksindikleri.
Hayat bizim için, gözleri kısarak söylenen hüzünlü bir şarkı artık.En
kötü ihtimalin, daha doğrusu en iyi ihtimalin ölüm oldugu düşüncesi
iliklerimizi kaplayan.
Ey insanlar, ey dünya düzenleri,ey sistemler, ey çöküşün
sistemleri..
Toplu mezarlarınız,katliamlarınız bizi hayata baglayan birer unsur
artık.
İyi oldugumuz için kalplerimiz bir.
Ve onun için basımızı önümüze eğip her müzikte dans etmeyeceğiz.
yenilgiyi kabul etmiyoruz, savaş yeni başlıyor …
İsmail
Gürel
ismailgurel@darvakit.com
|